5.Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 159-160-161-162-163-164-165-166-167-168-169 Cevapları 1. Kitap
5.Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 159-160-161-162-163-164-165-166-167-168-169 1.Kitap’da Altı Üstü Bir Yarış Dinleme Metni’nin etkinlikleri yer almaktadır.
İçindekiler
Keşif Yolculuğu (5.Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 159)
›“Bu Görev Bizim” bölümünde verilen atasözlerinin anlamını arkadaşlarınızla paylaşınız.
Cevap: Öfke ile kalkan ziyanla (zararla) oturur: öfkesine kapılarak iş gören sonunda güç duruma düşer.
Bin nasihatten bir musibet yeğdir: yaşanan olaylar, öğütlerden çok daha etkilidir.
› Daha önce hiçbir yarışa katıldınız mı? Katıldıysanız ne tür bir yarışa katıldığınızı söyleyiniz.
Örnek Cevap: Bilgi yarışmasına katıldım.
› Yarış öncesi, yarış sırası ve sonrasında neler hissettiğinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Örnek Cevap: Yarışma öncesi çok heyecanlandım, yarışma sırasında sakinliğimi korudum, yarışma sonrasında ise birinci olamasam da yarışmaya katıldığım için mutlu oldum.
1. ETKİNLİK (5. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 160)
a. Metnin adından ve görselinden hareketle içeriğini tahmin ediniz. Tahminlerinizi ve gerekçelerinizi aşağıya yazınız.
• Tahminim: Metnin içeriği, çocuklar arasında düzenlenen heyecanlı bir bisiklet yarışı ve bu yarışın sonunda yaşananlar ile ilgili olabilir.
• Gerekçem: Metnin başlığının “Altı Üstü Bir Yarış” olması ve sayfalarda çok sayıda bisiklet görselinin yer alması bu tahmini yapmamı sağladı.
b. Metnin içeriğiyle ilgili tahminleriniz doğru çıktı mı? Neden? Yazınız.
• Cevap: Tahminlerim büyük oranda doğru çıktı.
• Neden: Metni dinlediğimizde Yiğit adındaki bir çocuğun arkadaşlarıyla mahallede bir bisiklet yarışı yaptığını görüyoruz. Ancak metin sadece yarıştan değil, Yiğit’in yarışı kaybetmesi sonucunda yaşadığı yoğun öfke, bisikletine zarar vermesi ve sonrasında hissettiği pişmanlık ile ailesinin bu duruma verdiği sağduyulu tepki üzerinedir.
2. ETKİNLİK (5. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 160)
1. Yiğit’in yarış öncesi, sırası ve sonrasında hangi duyguları yaşadığını ayrı ayrı belirtiniz.
• Yarış Öncesi: Büyük bir heyecan, öz güven ve hırs içindedir; mahallenin en hızlısı olacağını ve herkesin ona özeneceğini düşünmektedir.
• Yarış Sırası: Kazanmak için büyük bir çaba sarf etmiş, tüm gücüyle pedallara asılmıştır.
• Yarış Sonrası: Yarışı kaybedince büyük bir hayal kırıklığı ve öfke yaşamış, sonrasında ise yaptıklarından dolayı derin bir pişmanlık, korku ve utanç hissetmiştir.
2. Arkadaşları yarış sonucunda Yiğit’e nasıl davranmışlar? Yiğit’in bir arkadaşı olsaydınız ona neler söylerdiniz?
• Arkadaşlarının Davranışı: Yiğit’i teselli etmeye çalışmışlar, bunun sadece bir yarış olduğunu ve bu kadar büyütmemesi gerektiğini söylemişlerdir.
• Ben Olsaydım: “Üzülme, bugün şanslı gününde değildin ama birlikte yarışmak çok eğlenceliydi, bir dahaki sefere yine deneriz.” diyerek onu sakinleştirmeye çalışırdım.
3. Yiğit bisikletine zarar verdikten sonra neler hissetmiştir?
• İçindeki öfke dindiğinde, bisikletinin halini görünce büyük bir üzüntü ve pişmanlık hissetmiştir. Elleriyle başını tutup “Ben böyle bir yanlışı nasıl yaptım?” diye düşünmüş ve babasına ne diyeceği konusunda endişelenmiştir.
4. Babaannesi, torununun yaşadıklarını öğrenince ne tepki vermiştir? Yiğit’e hangi nasihatlerde bulunmuştur?
• Tepkisi: Oldukça şefkatli ve anlayışlı yaklaşmış, Yiğit’i dertleşmeye çağırmıştır.
• Nasihatleri: Yiğit’e “bir musibet bin nasihatten iyidir” diyerek yaşadığı bu acı tecrübeden ders çıkarmasını söylemiştir. Ayrıca “öfkeyle kalkan zararla oturur” atasözünü hatırlatarak her zaman öfkesine hakim olması gerektiğini öğütlemiştir.
5. Babası “İşte benim oğlum, bugün biraz daha büyüdü.” demiştir. Bu sözüyle ne anlatmak istemiş olabilir?
• Babası bu sözle, Yiğit’in hatasını dürüstçe itiraf etmesini, sorumluluk almasını ve yaptığı yanlışın bedelini ödemeyi kabul etmesini bir olgunlaşma belirtisi olarak gördüğünü anlatmak istemiştir. Gerçek büyümenin sadece yaş almakla değil, hatalardan ders çıkarmakla ilgili olduğunu vurgulamıştır,.
6. Baba ve babaannesinin olaya verdikleri tepkiyi çevrenizdeki büyüklerin tepkileriyle karşılaştırınız. Bu tepkilerin doğruluğu ve yanlışlığı konusundaki görüşlerinizi söyleyiniz.
• Metindeki büyükler, ceza vermek yerine eğitici ve hoşgörülü bir tavır sergilemişlerdir. Genelde bazı büyükler eşyaya zarar verildiğinde kızabilirler ancak Yiğit’in ailesinin yaptığı gibi sakin kalıp hatayı fark ettirmek, çocuğun karakter gelişimi için çok daha doğrudur.
3. ETKİNLİK (5. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 160)

• Yiğit’in hırslı davrandığını “Mutlaka kazanmalıyım!” diyerek pedallara var gücüyle asılmasından ve yarışı kaybedince bisikletine zarar verecek kadar öfkelenmesinden anladım.
• Yiğit’in arkadaşlarının onu sakinleştirmeye çalıştığını ona bunun sadece bir yarış olduğunu, birinci olmamasının dünyanın sonu olmadığını söyleyip teselli etmeye çalışmalarından anladım.
• Babaannesinin Yiğit’e karşı hoşgörülü olduğunu torununu tatlı bir sesle dertleşmeye çağırmasından, “Olan olmuş oğlum.” diyerek ona nasihatler vermesinden ve babasına durumu anlatması için yüreklendirmesinden anladım.
• Yiğit’in yaşadığı olaydan ders çıkardığını yaptığı hatadan dolayı büyük bir pişmanlık duyup utanmasından, babasından özür dileyerek yanlışının bedelini ödeyeceğini ve durumu telafi edeceğini söylemesinden anladım
4. ETKİNLİK (5. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 161)
Metnin başlığı niçin “Altı Üstü Bir Yarış” olarak belirlenmiş olabilir?
Metnin bu şekilde adlandırılmasının temel sebebi, Yiğit’in kaybettiği bir bisiklet yarışını aşırı derecede büyüterek kendisine ve eşyasına zarar verecek kadar öfkelenmesidir. Metinde Yiğit’in arkadaşları, onu teselli etmek için doğrudan bu ifadeyi kullanmış; yaşanan durumun “dünyanın sonu olmadığını” ve sadece basit bir yarıştan ibaret olduğunu vurgulamışlardır. Başlık, önemsiz bir olayın (bir yarışın), verilen tepkiyle nasıl büyük bir pişmanlığa dönüştüğünü vurgulamak için seçilmiş olabilir.
Metin için farklı başlık önerilerim:
• Öfke Fırtınası: Yiğit’in yarış sonrası kontrol edemediği yoğun duygularını temsil eder.
• Kırmızı Bisikletin Dersi: Yaşanan olayın sonunda Yiğit’in aldığı önemli dersi vurgular.
• Hata ve Olgunluk: Yiğit’in hatasını kabul ederek babasına dürüstçe anlatması ve “büyümesi” üzerine odaklanır.
• Pişmanlığın Pedalları: Yarış hırsının yerini nasıl bir üzüntüye bıraktığını anlatır.
• Öfkeyle Kalkan Zararla Oturur: Metinde babaannesinin de kullandığı, olayın ana fikrini özetleyen atasözü başlık olarak kullanılabilir
5. ETKİNLİK (5. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 161)
Peki, siz öfkelendiğinizde neler yapıyorsunuz, öfkenizi kontrol etmek için hangi yöntemi kullanıyorsunuz?
Metindeki Yiğit karakteri başlangıçta öfkesini kontrol edememiş ve hırsından dolayı bisikletine zarar vermiştir. Ancak sonrasında yaşadığı derin pişmanlık ve utanç, bize öfke anında fiziksel tepkiler vermenin yanlışlığını göstermektedir. Öfkeyi kontrol etmek için şu yöntemler kullanılabilir:
• Dertleşmek: Yiğit’in yaptığı gibi, güvendiğimiz bir büyüğümüzle (babaanne gibi) konuşarak içimizi dökmek sakinleşmemizi sağlar.
• Atasözlerini Hatırlamak: Babaannesinin hatırlattığı “öfkeyle kalkan zararla oturur” sözünü düşünerek, vereceğimiz tepkinin bize maliyetini hesaplayabiliriz.
• Dürüstlük ve Sorumluluk: Hatalarımızı dürüstçe kabul etmek ve babasına her şeyi anlatan Yiğit gibi dürüst davranmak, içsel bir rahatlama sağlar.
Çevremizle sağlıklı iletişim kurabilmek için öfkemizi kontrol altında tutmamız niçin önemlidir?
Sağlıklı bir iletişim için öfke kontrolü çok kritiktir çünkü:
• Dinlemeyi Engeller: Yiğit öfkeliyken arkadaşlarının “dünyanın sonu değil” şeklindeki teselli çabalarını bile duyamamış, iletişime kapalı kalmıştır.
• Pişmanlığa Yol Açar: Kontrolsüz öfke, Yiğit’in sevdiği eşyasına zarar vermesine ve sonrasında “ben böyle bir yanlışı nasıl yaptım” diyerek üzülmesine sebep olmuştur.
• Olgunluk Belirtisidir: Yiğit’in babasının dediği gibi, öfkeyi kontrol edip dürüstçe konuşabilmek bir “büyüme” ve olgunlaşma göstergesidir. Öfkemizi kontrol ettiğimizde karşımızdaki kişilerle (babasıyla olduğu gibi) aramızdaki sevgi bağı kopmaz, aksine güçlenir.
6. ETKİNLİK (5. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 162)
a. Yiğit’in öfkesinin sonucunda neler olmuştur? Hatırlayıp yazınız. Yiğit öfkesini kontrol edemeyince kırmızı bisikletine zarar vermiştir. Tekmeleriyle bisikletin jantlarını yamultmuş ve yepyeni boyalarını kavlatmıştır. Bu fiziksel zararın yanı sıra, öfkesi dindiğinde büyük bir pişmanlık, utanç ve babasına ne diyeceğine dair bir telaş yaşamıştır.
b. Yiğit’in yarış sonucunda yaşadığı hayal kırıklığı ve öfkenin yoğunluğunun nedeni ne olabilir? Önceki bilgilerinizden de yararlanarak yazınız. Öfkesinin bu kadar yoğun olmasının sebebi, yarışa dair aşırı yüksek beklentileri ve hırsıdır.
c. Bu metinde fark ettiğiniz olumlu ya da olumsuz çıkarımlarınızı tabloya yazınız.
• Olumlu Çıkarımlarım:
◦ Babaannesi ve babasının anlayışlı yaklaşımları Yiğit’in bu olaydan ders almasını sağlamıştır.
◦ Yiğit’in hatasını kabul edip babasına karşı dürüst davranması ve sorumluluk alması gelişimine katkı sağlamıştır.
• Olumsuz Çıkarımlarım:
◦ Yiğit’in yarışa aşırı önem vermesi üzücü sonuçlar ortaya çıkarmıştır.
◦ Anlık bir öfkeyle, büyük emeklerle alınan bir eşyaya (bisiklete) zarar verilmesi maddi ve manevi kayba yol açmıştır.
ç. Sizce Yiğit yaşananlardan sonra benzer bir davranışı tekrar edebilir mi? Neden? Muhtemelen tekrar etmeyecektir. Çünkü babaannesiyle yaptığı konuşmada bu durumu “acı bir tecrübe” olarak nitelendirmiş ve “bir musibet bin nasihatten iyidir” dersini almıştır. Ayrıca babasına verdiği “yaptığım yanlışın bedelini ödeyeceğim” sözü, onun artık sorumluluk sahibi ve daha olgun bir birey olma yolunda olduğunu gösterir.
d. Yiğit’in hangi davranışını beğenmediniz? Siz olsaydınız nasıl davranırdınız? Neden? Yiğit’in öfkesini kontrol edemeyip bisikletine zarar vermesini beğenmedim. Ben olsaydım, yarışı kaybettiğimde önce derin nefes alıp sakinleşmeye çalışır, kazanan arkadaşımı tebrik ederdim; çünkü bu sadece bir oyundur ve önemli olan eğlenmektir.
7. ETKİNLİK (5. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 163)
7. Etkinlikte, “Altı Üstü Bir Yarış” metnindeki Yiğit ile “Oyun Durdu!” metnindeki Sude karakterlerini karşılaştırmanızı istemektedir.
b. Karakter Karşılaştırma Konuşma Metni
Değerli öğretmenim ve sevgili arkadaşlarım,
Bugün sizlere dinlediğimiz iki farklı metindeki kahramanlar olan Yiğit ve Sude’nin deneyimlerinden bahsedeceğim. Her iki arkadaşımız da başlangıçta kendi dünyalarına hapsedilmiş sorunlarla karşı karşıyaydı: Yiğit, kaybettiği bir yarışın ardından yaşadığı yoğun öfke ve hırsla mücadele ederken; Sude, vaktinin tamamını bilgisayar oyunlarının başında harcayan biriydi.
Yiğit, öfkesine hakim olamayıp çok sevdiği bisikletine zarar vermiş ve sonrasında büyük bir pişmanlık yaşamıştır. Sude ise bilgisayarı kilitlendiğinde önce büyük bir hayal kırıklığına uğramış, ancak ailesinin yönlendirmesiyle sahile giderek doğayı ve beraber vakit geçirmenin mutluluğunu keşfetmiştir.
Her iki hikayede de en önemli ortak nokta, ailelerin yol gösterici rolüdür. Yiğit’in babası ve babaannesi ona dürüstlük ve öfke kontrolü konusunda nasihat verirken, Sude’nin ailesi onu gerçek hayatın güzelliklerine yönlendirmiştir. Sonuç olarak Yiğit dürüstçe hatasını kabul ederek ‘biraz daha büyümüş’, Sude ise sanal dünyadan kopup gerçek iletişimin tadına varmıştır. Bu iki hikaye bize gösteriyor ki; duygularımızı kontrol etmek ve hayatın sadece kazanmaktan ya da ekrandan ibaret olmadığını anlamak bizi olgunlaştırır.”
8. ETKİNLİK (5. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 163)
Dinlediğiniz metnin serim, düğüm ve çözüm bölümlerinde neler yaşandığını yazınız.
SERİM: Yiğit, uzun süredir beklediği bisiklet yarışı için büyük bir heyecan ve hırs içindedir. Mahallenin en hızlı sürücüsü olacağına ve herkesin fiyakalı kırmızı bisikletine özeneceğine inanarak, mutlaka kazanma düşüncesiyle evden çıkar ve yarış alanına gider.
DÜĞÜM: Yarış başlar ancak Yiğit yarışı açık ara kaybeder; arkadaşlarının teselli etme çabaları hiçbir işe yaramaz. Eve geldiğinde kontrol edemediği öfkesini bisikletinden çıkarır; tekmeleriyle jantları yamultup boyalara zarar verir. Öfkesi dindiğinde büyük bir pişmanlık yaşar ve babasına ne söyleyeceği konusunda telaşlanır. Eve girdiğinde durumu babaannesine anlatır; babaannesi ona öfkenin zararlarını anlatan nasihatlerde bulunur.
ÇÖZÜM: Babası, elinde hasarlı bisikletle kapıda göründüğünde Yiğit her şeyi dürüstçe itiraf eder, özür diler ve yaptığı yanlışın bedelini ödeyeceğini söyler. Babası, Yiğit’in bu dürüst ve sorumlu tavrını takdir ederek ona sıkıca sarılır ve “İşte benim oğlum, bugün biraz daha büyüdü.” diyerek olayı tatlıya bağlar.
9. ETKİNLİK (5. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 164)

a. Metindeki Kullanım Amaçları: Metinde yer alan iki nokta (:), konuşmaya başlayacak kişiyi belirtmek veya açıklama yapmak için; uzun çizgi (—), karşılıklı konuşmaları (diyalogları) başlatmak için; üç nokta (…) ise metnin sonunda duygunun devam ettiğini veya anlatımın tam olarak bitmediğini hissettirmek için kullanılmıştır.
b.Metinde kullanıldığı yerlerden hareketle aşağıda verilen noktalama işaretlerinin kullanım kurallarını oluşturunuz.
| İşaret | Amacı | Kuralı |
|---|---|---|
| İki Nokta | Konuşmayı başlatmak. | Kendisinden sonra açıklama yapılacak veya alıntı yapılacak cümlelerin sonuna konur; edebi eserlerde konuşma bölümünden önceki ifadenin sonuna eklenir. |
| Uzun Çizgi | Konuşmaları belirtmek. | Yazıda konuşmaları göstermek için satır başına konur. Buna “konuşma çizgisi” de denir. |
| Üç Nokta | Anlatımı açık bırakmak. | Anlatım olarak tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur; bazen sözün bir yerde kesilerek geri kalanının okuyucunun hayal dünyasına bırakıldığını göstermek için kullanılır. |
c. Oluşturduğunuz her bir kural için birer örnek cümle yazınız.
• İki Nokta: Annem mutfaktan seslendi: “Sofrayı kurmaya yardım eder misin?”
• Uzun Çizgi: — Yarınki sınava hazır mısın? diye sordu arkadaşım.
• Üç Nokta: Karşımızda uçsuz bucaksız bir ova, masmavi bir gökyüzü, kuş sesleri…
10. ETKİNLİK (5. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 168)
a. Okuduğunuz metinden hareketle metin yapılarının analizi, bilgileri organize etme
ve özetleme stratejilerini kullanarak aşağıdaki bölümleri doldurunuz.
a. Metin Yapılarının Analizi
• Şahıs/Varlık Kadrosu: İhtiyar (zengin) baba, üç kız evlat (en büyük, ortanca ve en küçük kız) ve babanın rüyasında gördüğü yol gösterici yaşlı adam.
• Yer: Babanın yaşadığı büyük konak, en büyük kızın yaşadığı küçük kulübe, ortanca kızın konağı ve en küçük kızın meyve bahçesine dönüştürdüğü çorak tarla.
• Zaman: Belirsiz geçmiş zaman (“Zamanın birinde”, “Gel zaman git zaman”).
• Olay Akışı:
1. Zengin ve yaşlı bir babanın, mirasını paylaştırmak için üç kızına kendisini ne kadar sevdiklerini sorması.
2. Büyük kızın “altınlar kadar”, ortanca kızın “konaklar kadar” sevdiğini söyleyip zenginlikten pay alması.
3. Küçük kızın “toprak kadar seviyorum” demesi üzerine babanın sinirlenip ona sadece çorak bir tarla vermesi.
4. Yıllar sonra babanın kızlarını ziyaret etmesi; büyük ve ortanca kızın ellerindeki her şeyi kaybedip fakirleştiğini görmesi.
5. Küçük kızın ise çalışarak çorak tarlayı bereketli bir meyve bahçesine dönüştürdüğünü görmesi ve babanın toprağın gerçek değerini anlamas
b. Özetleme stratejisini kullanarak yukarıdaki masalın özetini defterinize yazınız.
Zengin bir adam, mirasını üç kızı arasında paylaştırmak ister ve onlara kendisini ne kadar sevdiklerini sorar. Büyük kızı “altınlar kadar”, ortanca kızı “konaklar kadar” sevdiğini söyleyince baba onlara bu isteklerine göre miras bırakır. Ancak küçük kızı “toprak kadar seviyorum” deyince baba buna çok öfkelenir ve ona sadece bir avuç çamurlu toprak ile çorak bir tarla verir. Aradan yıllar geçer; babası kızlarını ziyaret ettiğinde, büyük ve ortanca kızın hazıra konup ellerindeki her şeyi tükettiğini ve yoksullaştığını görür. En küçük kızı ise kendisine verilen çorak tarlayı emekle işleyerek cennet gibi bir bahçeye çevirmiştir. Sonunda baba, toprağın paradan ve konaktan çok daha kıymetli, bitmez bir hazine olduğunu anlar ve küçük kızının bilgeliğini takdir eder.
11. ETKİNLİK (5. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 169)
a.Dinlediğiniz “Altı Üstü Bir Yarış” adlı metni öğrendiğiniz strateji ve aşağıdaki yönergeler doğrultusunda defterinize özetleyiniz.
Metnin Özeti: Yiğit, kazanmayı çok istediği bisiklet yarışını kaybedince büyük bir öfkeye kapılır ve hırsını kırmızı bisikletini tekmeleyerek çıkarır. Öfkesi dindiğinde bisikletine verdiği zararı görüp derin bir pişmanlık ve babasına ne diyeceğine dair büyük bir korku yaşar. Durumu önce babaannesine anlatır; babaannesi ona öfkenin zararlarını anlatarak babasına karşı dürüst olmasını öğütler. Yiğit, akşam eve gelen babasına her şeyi dürüstçe itiraf eder ve hatasının bedelini ödeyeceğini söyler. Babası, Yiğit’in bu dürüst ve sorumlu davranışını takdir ederek onun artık olgunlaştığını söyler ve ona sevgiyle sarılır.
12. ETKİNLİK (5. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 169)
BİLGİ YARIŞMASI İÇİN İKNA KONUŞMASI
“Merhaba arkadaşım, seninle bir konu hakkında dertleşmek istiyorum. Biliyorsun okullar arası bilgi yarışması için takım kuruyoruz ve senin ne kadar bilgili ve donanımlı olduğunu hepimiz biliyoruz. Senin bu takımda olman bize büyük bir güç katacaktır.
Belki ‘ya kaybedersek’ diye çekiniyor veya hata yapmaktan korkuyor olabilirsin. Ama unutma ki bu altı üstü bir yarış. Tıpkı Yiğit’in bisiklet yarışında öğrendiği gibi; hayatta her zaman birinci olmak zorunda değiliz. Önemli olan o hırsın bizi esir almasına izin vermeden, dürüstçe ve elimizden gelenin en iyisini yaparak mücadele etmektir.
Ayrıca, Sude’nin bilgisayar oyunundan uzaklaşıp ailesiyle sahilde vakit geçirdiğinde fark ettiği gibi; asıl mutluluk beraber olmak, konuşmak ve paylaşmaktır. Bizimle bu takımda yer alarak sadece bilgi paylaşmayacaksın, aynı zamanda bizimle beraber olmanın ve bir ekip ruhuyla hareket etmenin neşesini yaşayacaksın. Seninle bu yola çıkmak bizi sadece daha bilgili yapmayacak, aynı zamanda dürüstlük ve dayanışma içinde biraz daha büyümemizi sağlayacak. Takımımızda sana yer ayırdık, bize katılmanı heyecanla bekliyoruz!”
Bu Görev Bizim (5. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 169)

Nasrettin Hoca, 13. yüzyılda Anadolu’da yaşamış, hazırcevaplığı ve bilgeliğiyle tanınan bir halk bilgesidir. Genellikle eşeğine ters binmesi veya “Parayı veren düdüğü çalar” gibi fıkralarıyla hatırlanır. Onun fıkraları sadece eğlendirmek için değil, insanlara ders vermek ve düşündürmek için anlatılır.
PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR
Nasrettin Hoca bir gün pazara giderken mahallenin çocukları etrafını sarmış. Çocukların her biri Hoca’dan birer düdük getirmesini istemiş ancak içlerinden sadece biri Hoca’ya düdük parası uzatmış.
Akşam Hoca pazardan dönünce çocuklar yine etrafını sarmış ve sabırsızlıkla düdüklerini sormuşlar. Hoca, cebinden tek bir düdük çıkarıp parayı veren çocuğa uzatmış. Diğer çocuklar şaşkınlık ve sitemle “Hoca, hani bizim düdüklerimiz?” diye bağırınca, Hoca gülümseyerek o meşhur cevabını vermiş: — “Parayı veren düdüğü çalar!”



