Söz sanatları sözün etkisini arttırmak için kullanılır. Sözü temel anlamdan çıkartıp mecazlı söyleşiye çevirir. 

Söz Sanatları 

Söz sanatları, sözün etkisini arttırmak için kullanılır. Hem günlük dilde hem edebiyat dilinde sözün etkileyici olması önemlidir. Söz sanatları sözü temel anlamdan çıkartıp mecazlı söyleyişe çevirir.

klasik hoca der kiEdebi metinlerde bir çok söz sanatı kullanılsa da bizim şimdilik şu dört söz sanatını bilmemiz yeterlidir:

 

öz sanatları konu anlatım lgs 8.sınıf 6.sınıf söz sanatları kavram haritası

Kişileştirme

İnsan dışındaki varlıklara insani özellik yani kişilik verme sanatıdır. İnsan olmayan bir varlığa normalde yapamayacağı bir şeyi yaptırmak, ona kişilik vermektir.

"haliç'te bir vapuru vurdular dört kişi
demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu"

(Attila İlhan)

Bu örnekte vapur sanki bir insan gibi anlatılıyor, insan gibi vuruluyor, eli kolu bağlanıyor, ağlıyor.

"ağacın biri bulvarda ölüyordu
şehrin camları kaygısız gülüyordu"

(Attila İlhan)

"Bütün kusurumu toprak gizliyor 
Melhem çalıp yaralarım düzlüyor 
Kolun açmış yollarımı gözlüyor 
Benim sadık yarim kara topraktır"

(Aşık Veysel)

"Öte yakadaki yaz, pilisini pırtısını yeni toplamış, bir kenara, oldukça mahzun bir göçmen gibi oturmuştu."

(Sait Faik Abasıyanık)

"Ağaç, çok sevdi çocuğu...
Öperdi altın saçlarından
Dudakları olaydı!"

(Arif Nihat Asya)

Konuşturma

İnsan dışındaki varlıkları konuşturma sanatıdır. İnsan dışındaki varlıkların ağzından söz söylenerek, onlara söz söyleterek  konuşturma yapılır. 

Deniz güldü halime, 
Bir avuç su verdi elime, 
"Biterse göz yaşın al." dedi, 
"Doldur tekrar yerine.

(Dario Moreno)

Yukarıdaki dörtlükte denize söyletilen söz, konuşturma sanatı kullanıldığını gösterir. 

Konuşturma sanatı çoğunlukla kişileştirme sanatı ile birlikte kullanılır. Çünkü insan dışı varlığın konuşabilmesi için kişilik kazanması gerekir. 

“Hoşça kal dedi tilki, “Yolum biraz uzunca,
Kutlarız bu barışı yeniden buluşunca."

(La Fontaine)

"Dedi, söyledi." gibi ifadeler ile başkasının sözünü aktarmak dışında insan dışındaki bir varlık kendi ağzından da konuşturabilir, kendini anlatabilir:

"Küçük bir çeşmeyim yurdumun, 
Unutulmuş bir dağında, 
Hiç kesilmeyecek suyum, 
Yıldızların aydınlığında."

(Cahit Külebi)

"bir ayrık otuyam,
kökü olmayan, sevilmeyen.
sarmaşık olmaya özenen;
öylece bir ot işte..."

 

klasik hoca der ki"Ağaçlar sessizce konuşuyordu." örneğinde konuşturma sanatı yoktur, sadece kişileştirme vardır. Konuşturma sanatı var diyebilmemiz için söylenilen sözün metinde yer alması gerekir.

Abartma 

Abartma sanatı, bir durumu gerçekte olduğundan daha önemli göstermek için yapılır. Abartmadan söz edebilmemiz için gerçeğin mantık sınırlarına sığmayacak şekilde büyütülmesi gerekir.

"Bir ah çeksem dağı taşı eritir,
Gözüm yaşı değirmeni yürütür."

(Karacaoğlan)

"Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem sığmazsın."

(Mehmet Akif Ersoy)

"Ben derdimi döksem gülşen bağına
Bülbüller ah çeker gül ağlar bana"

(Anonim Türkü)

"Vay bana vaylar bana
Su vermez çaylar bana
Gitti yarim gelmedi
Yıl oldu aylar bana"

(Neşat Ertaş)

"Senin için dağları deler, yol açarım yâr
Senin için denizleri kuruturum yâr"

 

Benzetme 

Benzetme sanatı bir şeyin niteliğini daha etkili anlatmak için kullanılır. Bir şeyin özelliğini anlatmak için o özelliği taşıyan başka bir şey örnek olarak gösterilir.

"İçerimde hicranlardan bir nehir akar.
Karların da lambam gibi rengi sarıdır."

(Sabahattin Ali)

Yukarıdaki şiirde şair karların rengini söylemek için başka bir nesnenin rengini örnek göstermiş, bu sayede karın rengini bir lambanın sarılığına benzetmiştir.

"Gökteki yıldızlar kadar sayısız
Ah yurdumun kimsesiz ve yoksul çocukları"

(Yavuz Bülent Bakiler)

Yukarıdaki şiirde şair kimsesiz ve yoksul çocukların sayısını daha etkili söylemek için gökte bulunan yıldızların sayısını örnek göstermiş, bu sayede kimsesiz ve yoksul çocukların sayısını yıldızların sayılamayacak kadar çok oluşuna benzetmiştir.

Benzetmede benzeyen, benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatı olmak üzere dört öge bulunur:

"Yurdumun kimsesiz ve yoksul çocukları     gökteki yıldızlar      kadar       sayısız."
            benzeyen                                                       benzetilen            edat           yön

"Karların da rengi        lambam         gibi       sarıdır."
         benzeyen             benzetilen        edat         yön

 

klasik hoca der kiHer benzetme de bu dört ögenin de olması şart değildir. Bazen yalnızca benzeyen ve benzetilen söylenir. Okuyucu benzetme yönünü, yani nesnenin özelliğini kendi bulur:

"Ağaç, çok sevdi çocuğu...
Öperdi altın saçlarından
Dudakları olaydı!"

Bu şiirde şair benzetme edatını ve benzetme yönünü kullanmadığı halde,

"Öperdi  altın  saçlarından."    cümlesinde saçların renginin altın gibi sarı olduğu okuyucu tarafından anlaşılır.   

"Çocuğun elinde balta,
Önünde dağ gibi odun." 
 

(Ahmet Efe)

Bu şiirde ise şair benzetme yönünü söylememiş lakin okuyucu odunların dağ gibi yüksek olduğunu anlayabilir.

 

 

klasikhoca meb kazanım testleri indir

Hey! Söz sanatları ilgili kazanım testlerini buradan indirebiliyorum: 
Üstelik tüm yıllara ve tüm konulara ait testler de var!
2016 8.Sınıf Kazanım Testleri
2017 8.Sınıf Kazanım Testleri
2018 8.Sınıf Kazanım Testleri

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*